30 Ekim 2017 Pazartesi

ben gülüşüne öldüm,

o ölüşüme güldü.
farklıydık işte...


Özdemir Asaf 

26 Ekim 2017 Perşembe





Saçlarından yakalayamıyorsun zamanı, mısraa, şarkıya kalbedemiyorsun. Ve sükut medar ormanlarındaki bitkiler gibi büyüdükçe büyüyor.Senin türben kelimler. Yuvarlanırken tırnaklarını kağıda geçirmek istiyorsun; kağıda, yani ebediyete. Zavallı çocuk, bilmiyorsun ki ebediyet sümüklü bir böceğin izleri kadar aldatıcı.


Seni Düşünmek – Nazım Hikmet

“seni düşünmek güzel şey
seni düşünmek ümitli şey
dünyanın en güzel sesinden
en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey
seni düşünmek güzel şey
seni düşünmek ümitli şey
fakat artık ümit yetmiyor bana
ben artık şarkı dinlemek değil
şarkı söylemek istiyorum…”

25 Ekim 2017 Çarşamba



     Garip Bir Milliyetçi

Yunanistan'a giderken, vapurda iki gençle tanışıyor Miller. Yunanlı talebeyi çok beğeniyor. Dünyadan kaybolduğunu sandığı insanca duygulara kavuşmak sevindiriyor romancıyı ve Yunanistan'ı görmeden aşık oluyor Yunanlılara. Türk talebeye gelince  Hiç hoşlanmadım ondan, diyor, en kötü tarafıyla amerikan kafası. Hayat yokmuş Türkiye'de. Ne zaman olacak diye sordum . N zaman biz de Amerika gibi, Almanya gibi olursak, dedi. Hayatı hayat yapan madde idi makina idi ona göre (The Colossus of Maroussi, s. 8/9 )
 Sürgüne gider gibi yurduna dönen bu bahtsız delikanlı, uzun bir zincirin son halkalarından biri. Ne Avrupalı, ne Asyalı. Ne Fransız, Ne Türk. Kopmuş ve bağlanamamış...
-Cemil Meriç (Bu Ülke)
 

Başkalarının yürekliliği insana durumun önemsizliğiyle orantısız gözüktüğü için, tabansız sayılabilir mi insan? Demek ki, bilgelik korkak ...